5 Mayıs 2016 Perşembe

Şenlik

Ankara'nın cennetinde yaşadığımdan bugün bir kez daha emin oldum. Çarşıda yemeğimi yerken rock konserindeydim, biraz yürüdüm ve bu defa uluslararası öğrenci topluluklarının standlarına denk geldim. Hepsi kendilerine özgü yemeklerinden yapmıştı, zorla elime tutuşturdular. Bir sürü fotoğraf çekindim önüme gelenle. En enn ennnn güzelini söylüyorum, tamamen spontane bir şekilde accapella jazz konserine gittik arkadaşlarla. Çok güzeldi gerçekten, hem çok duygulandım çünkü Karadeniz türküsü de söylediler, hem de çok eğlendim çünkü Beatles dinledim.


Grubun adı Jazzberry Tunes. Bulabildiğiniz her yerden destekleyin, takip edin derim. Çünkü gerçekten harikalardı. Lean on gibi elektronik bir şarkıyı bile çok güzel uyarlamışlardı. Alkışlamaktan ellerim kızardı... Aşağıya da minicik bir video koyuyorum ki ne kadar güzel olduğuna kendi kulaklarınızla şahit olun.

Kısacası gerçekten çok güzel bir gün geçirdim, şimdi aşağıya inip ekonomi çalışacağım bu gazla. Umarım mid-term'e kadar yetiştiririm konuları...

video


10 Nisan 2016 Pazar

7 Nisan 2016 Perşembe

Ehem.

Bugün Ekonomi hocama soru soracaktım. Neyse ders çıkışı indim aşağı bekliyorum gelmesini, vesselam geldi. Oturdu yavaşça. Kendimi bir an dershanede gibi hissettim. O zaman da hocalardan danışma alıp sorularımızı sorardık. Aynı hesap. Hatta o zamanları hatırlatsın diye sorularımın olduğu kısımlara renkli post itler yapıştırdım minik minik, çünkü hayatımda gerçek anlamda aşırı derecede mutlu olduğum yıllardı lise yıllarım. Neyse, buralara girmiyoruz.

Sorumu soruyorum, tek bir kelime söyleyip geçiyor. Ve mucizevi bir şekilde anlıyorum, nasıl olduğunu sormayın. Bir soruda da bariz işlem hatası yaptım diye koca ülkenin işsizlik oranı negatif falan çıkmıştı. Ki çıkmaması gerekiyordu... Biraz güldü o hatama. Ehe. İki senedir asla samimi bir ekonomi hocasına denk gelemediğim için şimdiki resmen hayallerimi süsleyen Ekonomi hocası. Espri yapıyor, gülüyor, ailesinden bahsediyor. Adam on numara resmen...

-------



Bu aralar canım sıkkın, artık bilmeyen yok bunu zaten. Ne yapsam geçmiyor, hiçbir şekilde mutlu olamıyorum. Ya çok fazla uyuyorum, ya hiç uyumuyorum. Uyku düzeni diye bir şey de kalmadı. Kampüste yürüyorum belki içim açılır diye; ama odaya döndüğümde yine aynı ruh hali karşılıyor...

Beni bilen bilir, yolda yürürken yerde gördüğüm uğur böceğinden bile inanılmaz mutluluk duyan bir insandım. Ama son zamanlarda ya birisi ezerse, nolacak böyle diye düşünüp bunaltıyorum kendimi. Bunun somut bir şekilde farkına vardığımda dün gece saat 3tü. Hatta  buçuk da olabilir, emin olamadım şimdi. Ders çalıştım o saate kadar akşam 9 gibi çs'ye gidip. Sonra odaya geldiğimde inanılmaz mutsuzdum. Yatağımın üstü savaş alanı gibiydi, masam dağınıktı, dolaplarım, çekmecelerim dağınıktı. Ve bir anda başladım kıyafetleri toplama- arkadaş aradı ne anlattığımı unuttum.

Aslında böyle şeyler de hala mutlu ediyor. Doğum günüm için yurda çikolata getirmeye söz vermişti, sonra yurdum uzak olduğu için getirememişti. Özür dilemeye aramış.

Aslında, yine aslında evet, mutsuz olmak için çok da sebebim yok. Neden böyle mutsuzum? Of.


C.


4 Nisan 2016 Pazartesi

27 Mart 2016 Pazar

Paranoya

Sanırım ben aşırı paranoyak oldum, son zamanlarda arkadaşlarımın duvarlarında 6 kitapsever arıyorum diye bir yazı paylaşıyorlar. Başta çok hoşuma gitti, paylaşacaktım ben de. Sonra korktum nedense. Böylesine saf ve güzel bir etkinlikten bile korktum.

Tanımadığım birisinin elinde adresim olacak diye çok korktum hem de. Napıcam böyle ben...

25 Mart 2016 Cuma

BW

BW keliemsi bir zamanlar bana black and white'ı çağrıştırırdı. O zamanlara dönmek istiyorum.
Artık bretton woods system'ı çağrıştırıyor.

Anlamıyorum.
Sanırım beynimin iktisadi bilgileri algılayan kısmı lobotomi yapılarak alınmış. Yok çünkü.